12 Ocak 2022 Çarşamba

Kıvrılır Boşvermişliğim Sol Omzuma

Herkes biraz genç ölecek,

Coğrafyadan başka bir şeyi yok elinde insanın,

Ucuz kantin çayları,

Siyah bir perde gibi sırtlanmış ceketler,

Bitmemiş başlangıçlara yakılmış sigaralar,

Hafif nobran cümleler,

Bir miktar serotonin, hepsi bu kadar.

Sobada mandalina kabuğu kadar yaşadık.

Herkese benden çay, hafiyelikten aldığım maaşımla.

Destursuz girilen dergâhlar enkaz,

Yahudiler göç edecek.

Sırf bunu bildiğimden,

Artık sizi öldürmek bile istemiyorum.

Sırf bunu bildiğimden.

Seni bilmem ben hiç böylesi bir şarkı yazmadım,

Elimde çelik çomak kırlangıçlar kovaladım.

Beni anma susmak istediğin sohbetlerde,

Mevsim vurmaz bir araziden

Katırlarla geçtik, beni anma.

Tarifsiz bir sermayeyi heba ediyor gibi,

Dosta kılıç sallar gibi,

Hafiyelikten bezmiş gibi,

Beni anma.

Şimdi gidip bir kadının ellerinden tutacağım,

Hesap ödemeyeceğim gazinolarda,

Tuş edeceğim bu gece kafası atmış cümleleri.

Beni anma.

Artık sizi öldürmek bile istemiyorum.

3 Ocak 2022 Pazartesi

Zünnar

Rabbim bağışlar mısın gömülü tüm hazineleri,

Ve tekerleği patlamış bisiklete binen çocukları?

Dün kavrulmuş bir sevda gibi kokuyor Rabbim,

Sevda ki teferruatlı bir hakikattir.

Sevda ki hakikatli bir teferruattır.

Var mıdır Rabbim ne dersin,

Gömleği göğsünü gizleyen adamların içinde bir servi?

Ne korku kaldı Rabbim ne hınç,

Varsa yoksa tarçın kokulu çarşılarda ödenmiş gençlik.

Dün dualarımdan umutsuzdum,

Bunu da affeder misin Rabbim,

Affettiğin gibi kilisede bölünmüş bir ekmeği?

Yok Rabbim hasbihal için çaldım bugün kapını,

Ne merhem isterim bu gece ne yarama kabuk,

Zaten damarlarım değil mi beni bu dünyaya bağlayan?

Öyleyse bu düğümleri kesiverelim çabuk.

Zulandan bir düş ver bana Rabbim,

Gönlünde orman patlamış bir yüz,

Bir dirheme satarım kuşların yuvasını,

İnsan bazen anlaşılmak için konuşmaz.

Hiçbir kıkırdağa ilişmiyor parmaklarım,

Öpmüyor avuçlarımı dudaksız her avuç.

Bir sen anlıyorsun kız çocuklarında gizlenmiş babaları.

Sırrım yok, üryanım fıtratımdan.

Sende vardır fazladan, bana da bir gülüver Rabbim.

Güvercinlere tutuluyor aklım,

Kanatları varken nasıl gitmezler terk edip?

Benim de bir servim var Rabbim,

Damarlarımın ortasında yerle bir.

Ben sana diyeyim de derdimi artık oluru yok bunun.

Dönüşe yol yok Rabbim ayaklarıma bak.

Unutmak hiç girmeyeceğin filme bilet almakmış,

Belli ki bu dünyayı kavuşmak için yarattın Rabbim.

Tüm beline bekleyiş zünnarı bağlayanları,

Azad et Rabbim,

Kanatları olsa da gitmez onlar terk edip.

 

16 Kasım 2021 Salı

Tekamül

Yarışmaya annemin rahminden katılıyorum,

Plasentalar ölü.

Sevmekte ustayım, matematikten kalmışlığım var,

Okullar ölü.

Vardiyalı bir hayat bu geç dönüyoruz hasretlerden,

Babalar ölü.

Ümmi kadınlar gelinliklerini giyip gittiler.

Bayramlar ölü.

Bir kıza aşık oldum ihtiyarlamak böyle bir şey,

Otobüsler ölü.

Ev biraz dağınık; en az içim kadar,

Anneler ölü.

Şarkılar, şiirler, biraz sigara ve kırık kapılar,

Hatıralar ölü.

Gerçek olamaz ben bu çarşının esnafı değilim,

Rüyalar ölü.

Sofrada kırmızı şarap, biraz mum ve çiçekler falan,

Pencereler ölü.

En sevdiğim gömleğimin altına kot giyiyorum,

Teheccüdler ölü.

Kahkahası su sesine benzeyen kadınlar geçiyor,

Denizler ölü.

Seni seviyorum ama bu bize yetmiyor,

Metrolar ölü.

Hakkını helal etmenin bir anlamı olmalı,

Nefretler ölü.

Sabah kılığında yeni bir geceye uyanıyorum,

Güneşler ölü.

Şehirlerarası yollarda sen dediğim şarkılar,

Varışlar ölü.

Kandiller, bayramlar şu aya göre tayin edilmiyor mu?

Dönüşler ölü.

Şimdi bana bir çay lazım bir de akşamüstü,

Sabahlar ölü.

Evler tuğlalardan yapılmıştır bunu sana kanıtlayabilirim,

Kafesler ölü.

Soğuk bugün bir başka “unutma!” diye bağırıyor.

Bakışlar ölü.

“La ilahe illallah” sevgilim, elim kalem tutuyor.

Sınavlar ölü.

Bin sekiz yüz yirmi beş gün geçiyor bir kapıda,

Ayaklar ölü.

Pavlos meşrepli mahlukatla son akşam yemekleri,

Havariler ölü.

Gülerken gözlerini kaçırıyorlar, korkaklık bu.

Düşmanlık ölü.

İşlevsiz bir romantizm, sokaklar çürük kokuyor,

Şehirler ölü.

Yeniden, yeniden bir kadına şiir yazmak,

Şairler ölü.

Yorulsam da hep aynı şeyleri düşünüyorum,

Yuvalar ölü.

Boş vakitlerimi utanarak değerlendiriyorum.

Tebessümler ölü.

Kadınlar bahçelerde başı önde yürüyorlar,

Kavuşmalar ölü.

Bugün gençliğimi geçtim etimle kemiğimle,

Seneler ölü.

Putlar ölü, yokuşlar ölü, kalabalıklar ölü.

Hamlık ölü.